Bu Blogda Ara

YENİLENEBİLİR ENERJİ NEDİR?

Doğayla Gelen Enerji Kaynakları
HİDROLİK (SU)
Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarından olan su gücünden enerji üretimini (hidroelektrik) gerçekleştiriyor. Ancak büyük ölçekli hidrolik santrallerin sürdürülebilirliği de tartışmalı.
Yapılan barajlarla oluşan baraj göllerinin doğal kaynakları olduğu kadar kültürel zenginliği yok etme tehlikesi üzerinde duruluyor.

GÜNEŞ
 Güneşten enerji elde etmek, güneşin doğuşundan batışına kadar atmosferin içine verdiği ısı ve ışığı, insanların ihtiyaç duyduğu elektrik ve proses ısı (sıcak su ve buhar gibi) ihtiyacıyla buluşturup yararlanmakla mümkün oluyor. Burada asıl kaynak güneş ve her gün yenileniyor. Güneşin ulaştığı yere bir düz depolayıcı koyulduğunda bunun ısısıyla 70-80 derece su elde etmek mümkün. Bugün bu sistem, Türkiye’de yaygın olarak, ancak verimsiz kullanılıyor. Oysa İsveç gibi güneşi çok az gören bir ülkede bile dışarıda sıcaklık -4 dereceyken güneş toplayıcısından 70 derece su elde edilebiliyor.

Güneşten daha yüksek ısı elde etmek için (130 derece proses ısı) gelen ışınımın çeşitli yansıtma teknikleriyle bir nokta veya çizgiye odaklanması gerekiyor. Bu da bir yoğunlaştırıcı, odaklı toplayıcı yardımıyla yapılıyor. Böylece dağınık enerji kaynağı odaklanarak, 130 derece buhar elde etmek üzere kullanılabiliyor. Bununla da ısınma sağlanabiliyor.

Güneş dünyadan yaz ve kış aylarında farklı konumlarda görünüyor. Mimari tasarımlarda, yaz aylarında güneşin evin içine girmesini engelleyen, kış aylarında ise içeriye girmesini sağlayan pasif sistemler de tasarlanabiliyor. Burada asıl amaç, mevcut işleri daha az enerjiyle yapabilmek.

RÜZGAR

 Rüzgar, güneşin doğuşundan batışına kadar yeryüzündeki farklı yüzeylerin, farklı hızlarda ısınıp soğumasıyla oluşuyor. (Örneğin, deniz kayadan daha geç ısınır. Isınan yerdeki hava yükseliyor ve daha soğuk kısımdaki hava hareketlenerek rüzgarı oluşturuyor.) Hareket halindeki havanın kinetik enerjisine rüzgar enerjisi deniyor. Dev kulelerin üzerine monte edilen kanatlar yardımıyla rüzgardan elektrik enerjisi üretilebiliyor. Normalde bir vantilatörün kanatları döndüğünde havayı hareketlendiriyor ve serinliyorsunuz. Rüzgar enerjisi de bunun tam tersi bir sistemle elde ediliyor. Gelen hava kanatları döndürüyor, kanatların bağlı olduğu mil de jenaratörü çalıştırıyor. Kanatların birleştiği yükseklikte bulunan bölmeden aşağıya sadece elektriği ileten kablo bulunuyor.
Rüzgar türbinleri gelen rüzgarın yönüne göre konum alabiliyor ve otomatik olarak kontrol ediliyor. Kanatlar kendi ekseninde hareket edebiliyor ve fırtına durumunda kendini durdurabiliyor.
Rüzgar türbinleri fosil yakıt santrallarıyla karşılaştırıldığında daha ekonomik üretim yapabiliyor. Bozcaada’daki rüzgar türbinlerinde bir kWh kapasite maliyeti 1000 USD iken, bir hidroelekrik santralı için 2 bin-4 bin USD olarak gerçekleşiyor. İşletme maliyetinin de sıfır olduğunu hesaba katarsak rüzgar, çok ekonomik bir enerji kaynağı.
Sarıgerme’de yapılan uluslararası rüzgar enerjisi atölye çalışmalarına katılan özel kuruluşlar 4 bin Megavat kapasiteli rüzgar güç santralı fizibilitesi hazırlayarak üretim izni için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na başvurdular.
Türkiye’de mevcut toplam elektrik üretme kapasitesi 27 bin Megavat. OECD kaynakları, Türkiye’de yılda tüketilen elektriğin en az iki mislinin rüzgardan karşılanabileceğini gösteriyor.

JEOTERMAL
Yeraltında magmada artan sıcaklıkla yeraltı suları (özellikle deprem bölgelerinde) ısınıp yeryüzüne çıkıyor. Elektrik üretimi de jeotermal buharın gücüyle yapılıyor. Türkiye’de Denizli, Kütahya ve İzmir-Aliağa benzeri bölgelerde jeotermal enerji kaynaklarından konut ısıtma ve elektrik üretimi gerçekleştirilebiliyor.

Halen Türkiye’de jeotermal enerji kaynaklarından 20 Megavat elektrik üretiliyor. Bu kaynaktan Türkiye’de 2010 yılında 500 Megavat, 2020 yılında 1000 Megavat elektrik kapasitesi kurulabilecek. 2000’de 51 bin 600 konut ısıtılırken, 2010 yılında 500 bin, 2020 yılında ise 1 milyon 250 bin konut ısıtılabilecek.

BİYOKÜTLE

Bitkiler büyürken, fotosentez sırasında atmosferden aldıkları karbondioksitin (CO2) karbonunu bünyelerinde biriktirip biyokütleyi oluştururken oksijeni dışarıya veriyorlar. Bu bitkiler yakıldığında ise CO2 yeniden atmosfere veriliyor. Bu nedenle biyokütle yakılmasına "sürdürülebilir biyokütle enerjisi kullanımı" adı veriliyor. Hızlı büyüyen bitkilerle enerji ormanları oluşturup, bir yandan yetiştirip diğer yandan yakarak elde edilecek buhardan elektrik üretimi yapılabiliyor. Bu konuda gerçekleştirilebilecek büyük bir potansiyel bulunuyor. Türkiye’nin enerji ormanları konusunda başlattığı pilot çalışmalar var.

Neden yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmıyoruz?
Birçok insan günümüzde temiz enerji üretecek teknolojiye sahip olduğumuzu bilmiyor. İnsanoğlu olarak petrole bağımlılığımızı azaltıp, ulaşım araçlarında yenilenebilir yakıtlar kullanabiliriz.

Fakat ne yazık ki, bütün bu teknolojik gelişmelere ve son yıllarda çokca duymaya başladığımız küresel ısınma tehlikesine rağmen, bu alanda kayda değer bir değişiklik görmemekteyiz.

Bunun en önemli nedeni ekonomik olarak gereken ortamın sağlanmamış olması. Petrol hala çok verimli bir enerji kaynağıdır ve dünya üzerinde hala çokca bulunmaktadır. Petrole olan talep krizle azalma gösterse de hala yüksektir. Exxon firmasının yıllık karı birçok orta amerika ülkesinin yıllık bütçesine denk gelmektedir. Kısaca, ekonomik olarak, talep arttığı sürece petrol çıkarılmaya ve kullanılmaya devam edilecektir. Petrol fiyatlarında büyük bir artış görülmedikçe insanların petrol kullanmayı ve alışlanlıklarını değiştirmesi mümkün görünmemektedir.


Arabalarda petrol yerine elektrik kullanılmasının önünde ise önemli engeller vardır. Elektrik kullanımı arabanın fiyatına fazladan 3000 dolar olarak yansımaktadır. Her ne kadar elektrik temiz bir enerji olsa da, üretilen elektriğin %75'lik bölümü yenilenemez kaynaklardan sağlanmaktadır. Bu da elektriğin temiz bir enerji olarak notunu düşürmektedir. Arabalarda kullanılacak elektrik yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiğinde bir ilerlemeden söz edilebilir.

Hidrojen enerjisi ise halen pahalıdır. Bu teknoloji kullanmak için arabalarda büyük değişikler yapılması gerekmektedir. Ayrıca elektrikli arabalarda olduğu gibi hidrojen elde etmek için yüksek miktarda fosil yakıtlara ihtiyaç vardır. Yani hidrojen elde etmek için kullanılan fosil yakıtların çevreye verdiği zarar, arabalarda hidrojen kullanarak sağlanan yarardan daha fazladır.

Solar ve rüzgar enerjisi ise tabiki temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları olarak görülmektedir. Özellikle rüzgar türbinleri yüksek yatırımlar gerektirse de, bakım kolaylıkları ve uzun ömürleri ile diğer kaynaklarla yarışabilicek duruma gelmiştir. Rüzgar enerjisi alanında yatırımların örneklerini ülkemizde de son yıllarda görmekteyiz.

http://www.teknikvideo.tk/yenilenebilir-enerji-kaynaklari-video.html